16 Mart 2009 Pazartesi

5.Dünya Su Forumu Protestolar








Dünya Su Forumu’na ticari şov eleştirisi


‘Dünya Su Forumu’na ticari şov eleştirisi

16/03/2009

Guardian gazetesi, İstanbul’daki düzenlenen “5. Dünya Su Forumuöna ilişkin eleştiri ve tepkilere dikkat çektiği haberinde Forum’a katılma maliyet ile de ilgili yakınmaların oluduğunu belirtilirken, “Türk vize kısıtlamaları ve 280 sterlin tutarındaki bir giriş ücreti, daha yoksul ülkelerin delegelerinin foruma katılması imkansız hale getirdi” denildi.



İstanbul’un evsahipliğinde düzenlenen ve “dünyanın en büyük su etkinliği” olarak nitelendirilen “5. Dünya Su Forumu”, eleştiri ve tepkilere de neden oldu. The Guardian gazetesi, Forum’a katılma maliyet ile de ilgili yakınmaların oluduğunu belirtilirken, “Türk vize kısıtlamaları ve 280 sterlin tutarındaki bir giriş ücreti, daha yoksul ülkelerin delegelerinin foruma katılması imkansız hale getirdi” denildi.
İngiliz The Guardian gazetesi, Türkiye muhabiri Robert Tait imzalı “Aktivistler, dünya su forumda karışıklık yaratmaya ant içti” başlıklı haberinde siyasi liderler, uzmanlar ve aktivistlerin dünya su kıtlığını önlemeyi amaçlayan “Dünya Su Forumu” toplantılarına katılacağını ancak Forum’u eleştirenlerin “kar peşinde koşan ve özelleştirmeleri teşvik eden çok uluslu şirketler için bir cephe" olarak ilan ettiğine dikkat çekti. 
Forum’un, 20 bin kadar delegenin katılımıyla dünyanın en ünlü su yollarından biri olan Boğaz manzaralı Haliç kenarında yapıldığına işaret edildiği haberde Dünya Su Konseyi Başkanı Ger Bergkamp’ın “Dünyadaki su durumu iyi yönde gitmiyorö sözlerine de yer verdi. 
Küresel ekonomik daralmanın toplantılarda görüşülecek konuların önemini daha da artırdığı belirtildiği haberde Forum’da uluslararası kredideki sıkışmanın kalkınmak olan ülkelerin su projelerine verdiği zarara vurgu yapılacağı kaydedildi. 
The Guardian, Forum’u eleştirenlerin görüşlerine de yer verdiği haberinde Mavi Gezegen Projesi kurucusu Maude Barlow’un, “Bir BM etkinliği gibi düzenlendi ancak değil. Esasen büyük su şirketlerinin organize ettiği büyük bir ticaret şovu. Sudan bir insan hakkı olarak söz edilmeyecek” sözlerini aktardı. 

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ "ALTERNATİF FORUM"
Forum’u eleştirenlerin su sorununa kamu çözümlerinin teşvik edilmesi amacıyla Bilgi Üniversitesi’nde “alternatif bir forum" düzenlediğine dikkat çeken gazete,Konsey’in, Dünya Bankası’nın yardımı ile su maliyetini yükselten, gelişmekte olan dünyadaki kıtlığını daha da ağırlaştıran projelere öncülük yaptığıö eleştirilerine yer verdi. Gazete şöyle devam etti: 
“Katılma maliyetlerine ilişkin yakınmalar var. Türk vize kısıtlamaları ve 280 sterlin tutarında bir giriş ücreti, daha yoksul ülkelerin delegelerinin foruma katılması imkansız hale getirdi."
Gazete ayrıca, merkezi ABD’de bulunan Gıda ve Su İzleme Örgütü’nden Wenonah Hauter de “Bu forum çok iyi yüzlü. Eğer düzenleyiciler ciddi olsa, delegeler, bedava girer ve ulaşılması çok zor olan bir kentte yapılmazdı” iddialarını da yansıttı.(anka)

5. Dünya Su Forumu protestocularına çok sert müdahale


5. Dünya Su Forumu protestocularına çok sert müdahale

16/03/2009

Dünya Su Forumu’nu protesto için forumun yapıldığı Sütlücü Kongre ve Kültür Merkezi’ne yürümek isteyen gruba polis müdahale etti



PROTESTO GÖSTERİSİ VE MÜDAHALENİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ

DÜNYA SU FORUMA 'TİCARİ ŞOV' ELEŞTİRİSİ

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla oluşturulan ve kendilerine "Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu" adını veren grup üyeleri, Beyoğlu Adliyesi önünde toplandı. 
"Su hayattır satılamaz", "Herkese yeterli su" yazılı dövizler taşıyan ve yelekler giyen grup, slogan ve ıslık eşliğinde kongrenin yapıldığı alana doğru yürümeye başladı. Bir süre yürüyen grup, güvenlik güçlerince yolu trafiğe kapatmaları nedeniyle uyarıldı. 
Bunun üzerine, 5. Dünya Su Forumu’nu protesto eden açıklamalarını bulundukları yerde yapan grup, daha sonra forumun yapıldığı Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi’ne tekrar yürümek istedi. Gruba polisin, biber gazı kullanarak müdahale etmesi sonucu, arbede yaşandı. Bu sırada, bir polis kolundan yaralandı. 
Gruptakilerden 17 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. 
Yurt dışından kongreyi izlemeye gelen bazı yabancıların da protestoya katıldığı gözlendi. 
Kongre nedeniyle Beyoğlu Adliyesi’nin bulunduğu alanda çok sayıda çevik kuvvet ekibi görevlendirildi.

5. DÜNYA SU FORUMU BAŞLADI 

5. Dünya Su Forumu, İstanbul’da düzenlenen törenle başladı. Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki açılış töreninde konuşan 5. Dünya Su Forumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Oktay Tabasaran, Fas, Hollanda, Japonya ve Meksika’nın ardından 5. Dünya Su Forumu’nun farklılıkların İstanbul’da yakınlaşması adına İstanbul’da gerçekleştirildiğini hatırlattı. 
Dünya Su Konseyi ile beraber gerçekleştirilen foruma yoğun ilgili sebebiyle kayıtların durdurulduğunu ifade eden Tabasaran, 29 bin 144 başvuru yapıldığını, 192 ülkeden 23 bin 273 kişinin foruma kayıt yaptırdığını bildirdi. 
"Hedefimiz bu organizasyonun bir milat teşkil etmesi ve bundan böyle İstanbul öncesi ve sonrası olarak adlandırılmasıdır" diyen Tabasaran, bundan önce forum kapsamında Çevre ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su işlerinin hem Türkiye’de, hem de çeşitli ülkelerde toplantılar düzenlediğini, bu toplantıların sonuçlarının forumda sunulacağını kaydetti. 
Tabasaran, forumun temel amaçlarından birinin de, "su kaynaklarının etkin kullanımı için acil önlemler alınması ve yerel çözümler üretilmesi olduğunu" dile getirerek, suyun politik öneminin konuşulmasını ve taahhüdüne kavuşturulmasını istediklerini söyledi. 
Forum kapsamında yerel idareleri su konusunda önlemler almaya ve bazı kriterleri oluşturmaya davet eden "İstanbul Su Mutabakat"nın da imzaya açılacağını vurgulayan Tabasaran, forumda, "küresel değişiklikler ve risk yönetimi, insani kalkınma, su kaynaklarının idare ve yönetimi, finans ve eğitim, bilgi ve kapasite geliştirme" gibi 23 konuda en az 100 oturumun gerçekleştirileceğini belirtti. 
Oktay Tabasaran, BM Dünya Su Kalkınma Raporu’nun 3’üncüsünün de bu forumda açıklanacağını ifade ederek, farklılıkların birleştirilmesi ana teması paralelinde, özellikle Afrika ve Orta Asya’dan 1000 kişinin de ücretsiz olarak foruma katılmalarını sağlamaya çalıştıklarını kaydetti. 

KATILIMCILAR İÇİN FİDAN DİKİLECEK 
"Yeşil Forum" girişimiyle forumda, "geri dönüşümlü malzemelerin kullanılması, daha az enerji ve daha az katı ve sıvı atık üretilmesi" konusunda hassasiyetle çalıştıklarını dile getiren Prof. Dr. Tabasaran, foruma katılan her bir kişi için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından fidan dikileceğini bildirdi. 
"Bu çapta bir organizasyon için İstanbul’un seçilmiş olması tesadüfü değil. Anadolu ilk çağdan bugünlere hidrolik uygarlıklar merkezidir" diyen Tabasaran, Anadolu insanının suyun önemini iyi kavradığına işaret etti. 
Prof. Dr. Tabasaran, İstanbul’da ilk su dağıtım şebekesini Romalıların yaptığını, daha sonra şehirde su sorununun Kanuni Sultan Süleyman zamanında, Mimar Sinan’a yaptırılan su dağıtım şebekesiyle kökten çözüldüğünü anımsatarak, "Kültürümüzde su azizdir, değerlidir ve vazgeçilmezdir. İnanıyorum ki su tarihimiz ve kültürümüz, 5. Dünya Su forumu ile daha da zenginleşecektir" dedi. 

FAUCHON’UN SÖZLERİ 
Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon da "Bizler burada insanların nihayet doğayla uyumlu yaşamasını başarmak isteyen insanların sesini duyurmak için bulunuyoruz. Suya erişimin ve ulaşma yolunun uzun olduğunu bilincindeyiz. Bu yolda bir araya gelmemiz bizim erdemimizdir" diyerek konuşmasına başladı. 
Fauchon, dünyanın hızla ve bazen hoyratça geliştiğini ifade ederek, gıda ve enerji üretiminde çok önemli bir yere de sahip olan su kaynaklarının bundan mağdur olduğunu söyledi. 
Birçok şehirde arıtma tesisi olmadığını, sağlıklı suya erişilemediğini hatırlatan Fauchon, "Suya karşı işlenen saldırıların sorumluları, iklim değişikliklerin sorumluları, insanların hayatta kalması için vazgeçilmez olan su kaynaklarını azalmasının sorumluları hep biziz. Çok önemli bir meydan okuma ve ikilem ile karşı karşıyayız. Suyu kullanmak ve suyu korumak. Su kaynaklarını korumak, değerlendirmek, muhafaza etmek ve hatta yeniden kullanmak zorundayız" diye konuştu. 
Loic Fouchon, suyun doğa ve insanlar arasında uyumlu ve doğru şekilde paylaştırılmasının önemine işaret ederek, "Bu zor bir paylaşımdır. Ama su forumunda, su ailesini bir araya getiren olağanüstü bir sorumluluktur" dedi. 
Devlet başkanlarının yanı sıra 140 bakanlık heyetinin de foruma katıldığına dikkati çeken Fouchon, forumda siyasilere uzun süreli talepler iletileceğini söyledi. 
"Farklılıkların suda yakınlaşmasını sağlamak görevimiz olacaktır. Belki bana bu köprülerin inşa edilmesinin zor olduğunu söyleyeceksiniz, ama birçok medeniyetin buluştuğu bu kent bize bunu öğretecektir" diyen Fauchon, konuşmasının sonunda Türkçe olarak Dünya Su Konseyinin çalışmasına destek verdikleri için katılımcılara ve Türk yetkililere teşekkür etti. 

KADİR TOPBAŞ 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da 5. Dünya Su Forumu’nun yapıldığı kıtaların buluştuğu, medeniyetlerin beşiği ve 8 bin 500 yıllık geçmişinden bu güne kadar taşıdığı değerlerle gerçek bir hoşgörü ve barış kenti olan İstanbul’da, foruma katılan konukları ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi. 
Topbaş, insan nüfusunun yüzde 70’inin yaşadığı şehirlerde, başta su olmak üzere doğal kaynakların hızla tüketildiğini belirterek, yerel yönetimler ve hükümetlerin gençler ve çocukların geleceğini emanet olarak aldığını, onların yarınlarını hazırlarken özellikle doğal kaynakları kullanmak zorunda olduklarını dile getirdi. 
Kadir Topbaş, "İki kıtaya güneşin aynı anda doğduğu" İstanbul’da Habitat 2, NATO Zirvesi, Belediye Başkanları Toplantısı, Mimarlar Kongresi ve dünya medya patronlarının toplantıları gibi büyük organizasyonlara imza attıklarını, bu yıl içinde de Medeniyetler İttifakı Toplantısı ve IMF Dünya Bankası toplantısına ev sahipliği yapacaklarını hatırlattı. 
Konukların İstanbul’un güzelliklerini ve Türklerin misafirperverliğini göreceklerini ifade eden Topbaş, 19 Martta da Dünya Belediyeler Birliğinin toplantısında yerel yöneticiler olarak su ve su yönetimiyle ilgili bilgi ve deneyim paylaşımı yaparak sağlıklı ve içilebilir suya erişmede nasıl bir yol izleneceğine dair İstanbul Su Mutabakatı’nı imzalayacaklarını bildirdi. 


Foruma, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ev sahipliğinde Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Hollanda Veliaht Prensi Willem Alexander, Monako Prensi II. Albert, Güney Kore Başbakanı Han Seung-Soo, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman ve Japonya Veliaht Prensi Naruhito Kotaishi’nin de aralarında bulunduğu devlet ve hükümet başkanları katlıyor. 
Bu arada, forumun açılış töreninden önce toplantının yapıldığı salonun üst katında bulunan küçük bir grup, protesto amacıyla üzerinde "No Risky Dams" yazılı pankart açtı. Salondaki güvenlik görevlileri pankartı grubun elinden aldı. Bu kişiler ise salondaki yerlerinde oturmaya devam etti. (aa)


Yapılan Yorumlar :

16/3/2009
17:12
Sayın Acarvatandaş ve Bigalı
Konu hakkında bilginiz yoksa üfürükten sallamayın da bilen insanlara kulak verin. Suyun ticarileştirme uygulamaları birçok bölgede felakete yol açmıştır üstelik bu politikalar, suyun kalitesini artırmayıp daha da düşürmüş bu yolla, hazır-paket sularının kar marjları yükseltilmiştir. Hem sağlıksız hem de kalitesiz şebeke sularına üstüne bir de fahiş faturalar ödenmiştir! Bilmeden ve özellikle yanlış konuşmanın adı Tahsilli Cehalettir. Bunun solu sağı yok sayın yorumcular. Yapılmak istenen ve ortaya çıkacak sonuçlar bellidir. Kahin olmaya gerek yok bu konuda bunun uygulandığı yerleri araştırmanız yeterlidir. Değiştirin şu kafaları artık: Arsız liberallerin yaptığı her işe İlahi bir kudretle tapınmanın manası yok. Hani Tayyip diyordu ya ''Komünistler bile değişti, chp değişmedi'' diye. Asıl değişmeyenler liberal kafalar maalesef. Bu arsız ve kar odaklı politikaların çevreye ve insanlara yarattığı tahribatı WALL STREET JOURNAL'DAN Thomas Friedman gibi ultra liberal ve piyasa şakşakçısı bir yazar bile gördü sonunda!!
16/3/2009
17:3
bigali ve acarvatandasa
Yorum yapmadan once googda suyun ticarislemesinin yoksul halka nasıl yansıyacagını bir arastırsaydınız o zaman anlardınız bu insanların isteklerini. Eger su ticarilesir ise bu gun insanların sadece devlete eve getirme ucreti odedikleri suya, bir de kar marjı ekleyecek para babaları, kim daha fazla para verirse o kisilere satılacak su. Bu da demek oluyor ki metalastıralan su sahibi olan kisinin istekleri dogrultusunda istedigi yere satacagı anlamına geliyor. Ornegin eskiden koylunun ucretsizce kullandıgı suyu onlara artık para ile satacaklar, parasımı yok koylunun onun da caresi var o zaman fabrikalara satıp kirlenmesine goz yumacaklar. Bu memleket parası olanın yasabildigi parası olmayanın aclıktan olmeye mahkum edildigi bir noktaya hızla suruklenmekte. Neyseki hala onurlu insanları varki buna karsı mücadele ediyorlar. Bir cok ülkede ticarilesen suyun hangi handikaplara yok actıgını isteyen biraz arastırsın.
16/3/2009
16:50
AVRUPA BİRLİĞİNE GİRMEDEN....
Polisimiz panikte... Olur da AB'ne girersek, şöyle ağız tadıyla adam,kadın,çocuk dövemeyebiliriz. Vakit varken hırsımızı alalım diye düşünüyor herhalde.
16/3/2009
15:38
Bazı çözüm önerileri
1-İnsanların ağzına su sayacı takılsın. Bu yolla hayratlardan, sebillerden,pınarlardan ve diğer doğal ortamlardan içilen su da paralı olacaktır. 2-Ağıza takılacak sayaç için bağlantı ücreti alınsın. 3-Sayaç için yandaşlara firma kurdurulsun. 4-İçilen su için Maliye Bakanlığı "% x suyun vücutta dolaşımı vergisi" yasa taslağını meclisten geçirsin. 5-Komünist su taraftarlarının "Ergenekon" ile ilişiği var mı savcı harekete geçsin. 6-Su içmeden önce besmele getirmeyenlerin diline sayaç elektrik versin.
16/3/2009
15:11
Protesto
Bu insanlar neyi protesto etmisler? Su mu istemiyorlar? Baraj mi istemiyorlar?
16/3/2009
15:7
Pankartı niye alıyorsun? Suç aleti mi o?
Pankartı elinden almak, eliyle ağzını kapayıp susturmak, dövmek, arabaya sokarken ense kökünden tutup kafasını bastırmak gibileri polisin yapmaya hakkı bulunan uygulamalar değildir. Yapamaz. Suç işlemiş olur. Ama polis suç işlemez değil mi? O pankart alma-ağız kapama ilkelliğine engel olunsun artık! İktidar kabadayılığı için polisin kullanıldığı polis diktatörlüğü olan ülkelerde böyle olur anca.
16/3/2009
14:58
Provakasyon!...
Küresel ısınmanın su kaynaklarının günden güne tüketmesine seyirci kalmak daha doğru aslında. Hatta üniversitelerin inşaat , çevre , kimya, meteoroloji, hidrolik vs. bölümlerini de kapatalım. Hep oradan mezun olanların başının altından çıkıyor böyle bilimsel çalışmalar. Dünya devletleri alternatif kaynakları zorlarken biz hale su kaynaklarına yatırım yapsak mı düşünelim. Zaten son yüz yıldır bol bol düşündük ama sadece düşündük. Su doğal bir kaynaktır, milli servettir. İnsanoğlunun ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmalıdır. Buda mühendislik gerektirir. Çevreye uyumlu bir şekilde halkın yararına kullanılması millli görevdir. Ama tabi siyası amaçlar güden provakatörler boş durmuyor, alkışlıyorum, tebrik ediyorum. Bunu yapanları da, prim verenleride. Dünya Su Formu İstanbul da yapılıyor kimse önemsemiyor, yok hükümet insan haklarını çiğnemiş, polis adam dövmüş. Her zamanki gibi ucuz ve sığ buluyorum.
16/3/2009
14:30
islamiyet....
islamiyet esasında paradox lar dinidir. surekli paradokslar yaratır bu paradoksların bir sure sonra insanların akıl toplumuna geçmeleri için yaratır. islamiyette ahir zaman der (yani bu saatte sonra dikkatli ol aklını kullan der) ondan 72 fıkraya ayrılacak ve sadece 1 tanesi gerçek müslümanlık olacak der. yani insanların doğruyu aramalarını akıllarını kullanmalarını emrederler. Tarih boyunca dini böyle görmeyen bir millet mi islamiyeti anlayacak ?
16/3/2009
14:17
Bu ne tahamülsüzlük böyle...
Anlam veremiyorum,aklım bir türlü idrak edemiyor...alt tarafı "su" ve su politikaları eleştiriliyor,"su"larımızı kirleten büyük sanayi üreticileri eleştitiliyor alanlarda meydanlarda ve bilmem neyin neresinde...alt tarafı su....bu ne aymazlık..bu ne kendini bilmezlik....bu nasıl...Bu fotoğraflarla mi "Türk Polisi" kendini sevdirecek topluma?(öyle seneden seneye kuruluş yıldönümü kutlayarak ve etrafa karanfil dağıtmaklaboy boy afişler asıp dört bir yana küçük çocukların ellerini tutmakla olmuyor bu işler) Ki bunu söyleyenlerinde aklından şüphe duyarım ve duyulmalıdır da! Bazıları "Aman bu da edilecek laf mı şimditürk polisi "ş"tres altında,deprosyon da,yoğun iş temposuna dayanamıyorondandır bu...başka izahı yoktur" diyecek ve "türkiye"nin "şan"lı "şeref"li polisine toz kondurtmayacak! Ama biz nice koca ülkeler gördük,nice koca toplumsal eylemler ve protestolar gördük ve nice polisleri de...hani görmesek,tamam. Anladık "ş"tresli bir meslek de arkadaş demezler mi bu "ş"tres bir sizin ülkenizin tekelinde mi? Bizde polis var sizde de...biz vuruyoruz ama kaskımızdaki numaradan korkuyoruz ama siz vurayım derken öldürüyorsunuzayrıca korkacak bir kask numaranız da yok aksine "kollayan"ınız var! Neyse azizim demem o ki bu polisten ne köy olur ne kasabave bitireyim sözlerimi Yunus Emre nin güzel bir sözü ile "onların yoksul eti yerleriçtikleri kandır...kan"
16/3/2009
13:49
Komünist Su
Bu su dediğimiz molekül zaten komünisttir. O yüzden temiz su isteyen de komünistlik istiyor demektir. Bakınız iki hidrojen ve bir oksijen normal şartlarda bir araya gelemez. Bunları bir arada tutan baskıcı ve gominis kimyagerlerdir. Kendilerine çevreci süsü vermiş Sorosçu mudur Rum dölü müdür ne oldukları belli olmayan bu dış mihraklar toprak bütünlüğümüzü tehlikeye atmış, materyalist ve evrimci oldukları için devletimize karşı gelmişler, şanlı polisimizden de copu yemişlerdir. Yani su dediğimiz bu gominis icadı iğrenç şey çocuklarımızın aklını bulandırmakta ve devletimize karşı pirovakasyon yaptırtmaktadır. O yüzden polisin elleri dert görmesin ki bu Moskof uşaklarının kafasına kafasına eklemişler maşallah. Allah devletimize zeval vermesin. Yaşasın arsenik, kahrol temiz su.
16/3/2009
13:27
Maaslariniz nerden geliyor?
Bogaziniza giren her ekmek,halkin cebinden geliyor,pek sevgili hükümetinizden degil,bunu kafaniza bir sokamadiniz gitti.Polis doktatörlügünden biktik artik!Hani nerde kasklarina yazilacak kimlik numaralari?
16/3/2009
13:24
YİNE ÖLÇÜSÜZ GÜÇ KULLANIMI!
Bu iktidar döneminde kaçıncı insan hakkı ihlali!


Haber Kaynağı :Radikal Gazetesi

Sifon Vergisi

http://www.cnnturk.com/2009/dunya/02/18/kuraklikla.muadelede.sifon.vergisi/514252.0/index.html

5. Dünya su forumu protestolarla başladı

5. Dünya Su Forumu, İstanbul’da başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, konuk devlet ve hükümet başkanlarıyla 

birlikte Sütlüce Kültür ve Kongre Merkezi Haliç Salonu’na girdi.

Cumhurbaşkanı Gül, salona Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile birlikte geldi. Forumda ilk olarak, İstanbul’un tanıtım filmi gösterildi. Daha sonra da konuşmalara geçildi.

PROTESTOCULARA GAZ BOMBASIYLA MÜDAHALE

Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılan 5. Dünya Su Forumu'nu Protesto eden yaklaşık 150 kişilik grup, Beyoğlu adliyesi önünde toplandı. 

Suyun ticarileşmesine karşı çıktıklarını belirten halk cephesi, halk evleri vesuyun ticarileşmesine hayır platformu üyesi gruplar, sloganlar eşliğinde sütlüce kongre merkezine yürümek istedi. Ancak polis yolu keserek protestocuların yüremesine izin vermedi. Bunun üzerine göstericiler polise, taş ve sopa fırlattı. Polisin, göstericiler müdahalesi ise sert oldu. Gaz bombasıyla gruplar dağıtılırken yaşanan arbedede yaklaşık 20 kişi gözaltına alındı.Beyoğlu adliyesi çevresindeki gerginlik devam ediyor.

Kaynak : Milliyet Gazetesi
http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&KategoriID=15&ArticleID=1071616&Date=16.03.2009&b=5.%20Dunya%20su%20forumu%20protestolarla%20basladi&ver=88

Suyumuza Sahip Çıkalım

http://www.wwf.org.tr/fileadmin/media/wwfsu.html